|
Osmaniye, Akdeniz Bölgesinin doğusunda yer alan, aynı bölgenin iklim
özelliklerini taşıyan, batıdan kuzeye doğru Orta Toroslar, doğu ve
güneydoğu kesiminde Amanos dağları ile yükselen, kuzey yarımkürede
30.00-37.08 kuzey enlemi ile 36.13-36.20 doğu boylamları arasında
yer alan Çukurova’ ya has zengin tarım toprakları ve geniş ormanları
ile şirin bir ildir. Doğusunda Gaziantep, güneyinde Hatay, batısında
Adana, kuzeyinde ise Kahramanmaraş’la çevrilidir. İskenderun
körfezine 20 km mesafede olup, etrafını çevreleyen dağlarda irili
ufaklı onlarca yayla bulunmaktadır. Dört mevsimin bir gün içerisinde
yaşandığı nadir bölgelerdendir.
Osmaniye ili merkez sınırları içindeki dağlara, coğrafyacılar
Amanos’lar, halkımız ise Gavur dağları demişlerdir.
OSMANİYE OVASI:
Osmaniye Ovası, kuzeyi Kozan, Kadirli, güneyinde Yumurtalık dağları,
batısında ise Kırmıtlı beldesi ile sınırları olan Ceyhan ovasının
doğusunda 13.500 hektarlık alan kaplamakta olup, 10 km.
genişliğinde, 27 km. uzunluğundadır. Denizden yüksekliği yaklaşık
100-150 m. arasındadır. Osmaniye ili, bu ova üzerinde kurulmuştur.
HARUNİYE (DÜZİÇİ) OVASI:
Haruniye (Düziçi) ovası, Osmaniye ovasının kuzeyinde, Bahçe
ilçesinin batısında yer almakta olan yüksek ve düz bir ovadır.
Uzunluğu doğu-batı doğrultusunda 17 km., genişliği güney-kuzey
yönünde 13 km. dir. Haruniye ovası 10.500 hektarlık bir alan
kapsamaktadır. Denizden yüksekliği 250-400 m. arasında
değişmektedir.
EŞİK SAHALAR:
Güneyden kuzeye doğru genç dağ silsileleri ile ovalar arasında kalan
engebeli görünüm arz eden sahalardır. Yüksekliği 700-800 m. ye
çıkmayan arazide eğim %5 - %20 arasındadır. Bu eğim zaman zaman daha
da fazlalaşır.
Osmaniye’nin Bahçe ilçesi, bu eşik sahalar üzerine kurulmuş
ilçelerden bir tanesidir. Bahçe ilçesi Çukurova’nın kuzeydoğu
sınırını oluşturan Toros dağlarının eşik sahasında yer alır. Bu
ovanın vadi kısımları alüvyon (Kuvaterner) dolgu ile kaplıdır.
Eğimli kısımlarda ise Terra-Rossa toprakları mevcuttur.
Bu
sahada Ceyhan Nehri ve diğer akarsular derin vadilerle eşik sahaları
parçalar. Yer yer çam ormanları ve fundalık arazi geniş alanlar
kaplamasına rağmen çıplak kayalıklara da rastlanır.
Eşik
sahalarda en çok karşılaşılan doğal afet türü heyelan (yer kayması)
dır. Kireç taşı falezlerinin olduğu bölgelerde ise kaya düşmesi
olayları görülmektedir.
DAĞLIK ALANLAR:
Osmaniye, Akdeniz
bölgesinin doğusunda yer alan aynı bölgenin iklim özelliklerini
taşıyan, batıdan kuzeye doğru Orta Toroslar, doğu ve güneydoğu
kesiminde Amanos dağları ile yükselen, kuzey yarımkürede 30.00 –
37.08 kuzey enlemi ile 36.13 – 36.20 boylamları arasında yer
almaktadır.
Merkez sınırları içerisinde kalan bazı dağ ve tepelerin adı ve
yükseklikleri ise aşağıdaki gibidir:
|
Dağın Adı |
Yönü ve yüksekliği
|
|
Turna Dağı |
Kuzey |
2285 m |
|
Düldül Dağı |
Kuzeydoğu |
2246 m |
|
Koyunmeleden
Dağı |
Güneydoğu
|
2108 m. |
|
Keldaz |
Güneydoğu |
1900 m. |
|
Akçadağ |
Doğu |
1795 m |
|
Kösür |
Doğu
|
1702 m. |
|
Büyük Kösür |
Güneydoğu
|
1626 m. |
|
Tozaklık |
Doğu
|
1616 m. |
|
Hacıdağı |
Doğu
|
1549 m. |
|
Honazın Gediği |
Güneydoğu. |
1086 m |
|
Hacbel |
Güneydoğu |
1426 m. |
|
Boğatepe |
Doğu
|
850 m. |
İlin
yüzölçümü 3037 km2 dir. Toprakların yaklaşık %42’si orman
ve fundalıklarla, %39’u ekili, dikili alanlarla, %2’si diğer
arazilerle kaplı olup %17’si tarıma elverişsiz arazidir.
Osmaniye’nin denizden yüksekliği 121 metredir.
BİTKİ
ÖRTÜSÜ (FLORA):
Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü Osmaniye’de, yine Akdeniz
bitkilerinin tamamına yakınını görmek mümkündür. Topraklarının
%42’sini oluşturan orman ve fundalıklarda; flora zenginliği
bulunmaktadır. Osmaniye ilinin tabii bitki örtüsü, ova tabanlarında
kültür bitkileri, eşik sahalarda makiler, yüksek kısımlarda iğne
yapraklı çam ormanları ile kaplıdır.
TOROS DAĞLARI BİTKİ ÖRTÜSÜ:
Kızılçam (Pinus
brutia), Ardıç (Juniperus), Sedir (Cedrus) ve Göknar (Abies)
Toroslarda görülen başlıca bitki örtüsüdür. Toros dağlarında
Kızılçam’ın yayılmasına en uygun alanlar 800-1200 m. arası
yükseklikte bulunmaktadır. 1200 m. de Kızılçam ile Ardıç özellikle
Boylu Ardıç (Juniperus excelsa), Kokulu Ardıç (Juniperus feoditisima)
ve Andız Ardıcı (Juniperus drupacea) birlikte görülmeye başlar.
Kokulu Ardıç kerestesi nedeniyle, Andız Ardıcı da iri meyvelerinden
elde edilen pekmezi nedeniyle, bölgede korunan ve sıkça görülen ağaç
türleridir. Ardıç türleri kurak, sıcak ve soğuğa dayanıklıdır ve bu
ortamlarda yetişebilmektedir. Toroslarda 1200 m. nin üstüne çıktıkça
nemli ortamlarda Göknar, kurak ortamlarda ise Sedir görülmeye
başlanır. Sedir kerestesi nedeniyle değerli bir ağaçtır. Konut,
mobilya ve deniz araçları yapımında kullanılmaktadır. Ortalama 2200
m. de Sedir ve Göknar ağaçları ormanın üst sınırlarını
oluşturmaktadır.
AMANOS DAĞLARI BİTKİ ÖRTÜSÜ
:
Denizden başlayarak
çok dik bir şekilde yükselen Amanos Dağlarında Karadeniz ve Marmara
(Özellikle Uludağ) bölgesine benzer bir bitki örtüsü görülür. Amanos
Dağlarının topografik yapısı nedeniyle denizden gelen nemli
rüzgarlar bu bölgede yağışa neden olmaktadır. Bu yağış ve nemli
ortam buzulların erimesinden önce Toroslarda da görülen ancak
buzullar eridikten sonra oluşan iklim koşulları nedeniyle
günümüzdeki bitki örtüsünü almıştır. Bu koşullar Torosların aksine
Amanoslar da eskiden varolan bitki örtüsünün korunmasını
sağlamıştır. Bu yüzden Amanos Dağları, özellikle İskenderun
Körfezine bakan batı yamaçları relikt orman (orman kalıntısı)
toplulukları bakımından oldukça zengindir.
Güney Torosların
başlangıcı olarak kabul edilen Amanos Dağlarının, en yüksek bölümü
Mırgır (2262) ve Keldaz tepeleridir (2260). Ana materyali palezoik
periodit, serpantin ve gabro kütlelerinden oluşan bu dağlar,
jeolojik olarak III. zamanın II. yarısında kıvrılarak
yükselmişlerdir.
Amanos Dağları ;
v
Esas yayılış alanı, Lübnan ve Anti-Lübnan dağları olan
birçok bitki türünü içerir. Bu bitkiler en kuzey yayılış alanını
oluşturur.
v
Esas yayılış alanı, Doğu Karadeniz ve Orta Avrupa olan
yaprağını döken birçok bitki türü ile Kuzey Avrupa’daki
Avrupa-Sibirya flora elementlerinin en güney yayılış alanını
oluşturur.
Osmaniye’den başlayarak, 850 m. yüksekliğe kadar olan mediterranne
kuşakta görülen başlıca herdem yeşil sert yapraklı bitki türleri
şunlardır: Kızılçam, (Pinus brutia), Keçiboynuzu (Cerotinia
siliqua), Mastik (Pistacia lentiscus), Menengiç (Pistacia
terebinthus), Zeytin (Oleaceae), Meşe (Quercus), Kermez Meşesi
(Quercus coccifera), Erguvan (Cercis siliquastrum), Akçakesme
(Phllyrea latifolia var. Media), Adaçayı yapraklı Laden (Cistus
salviifolius), Saparna (Smilax aspera), Laden (Cistus), Murt (Mrytus
communis), Alıç (Crsteagus), Sandal (Arbutus andrachne), Kuşkonmaz
(Asparagus aquitifolium), Azgan (Calicotome villosa), Karaçalı
(Palirius spina christi), Katırtırnağı (Spartium junceum) dır.
Kireç taşı anakaya üzerinde önemli bir yer kaplayan bu bitkiler maki
topluluğu oluşturmaktadır. Amanos Dağlarında alçak alanlarda bulunan
primer ve sekonder çalı ormanları ile çalı toplulukları sözü edilen
maki vejetasyonunu oluşturur. Bu alanda optimum yayılma gösteren
Kermez Meşesi Doğu Akdeniz varyantı olarak Anadolu Meşesi adıyla
anılmaktadır. Doğu blokları arasında kalan derin vadilerde ise
Kızılçam ormanları hakimdir. Kızılçam 1200 m. den sonra
görülmektedir.
Yaprağını döken bitkilerin görüldüğü 850 m. ve üstü kuşakta yer alan
başlıca bitki türleri; Doğu Gürgeni, Anadolu Meşesi, Meşe, Dişbudak
ve Tesbih’dir.
Az yağış alan sığ toprakların bulunduğu güney bakılarda, 1100
metreden 1600 metreye kadar Karaçam görülür. Nemli bölgelerde
Karaçam, Anadolu Meşesi ile karışık olarak görülür ve bazen 2000
metreye kadar çıkabilir.
1500-1800 m. arası nemli bölgelerde Kayın ağacı görülebilmekte,
bazen nemce zengin derin vadilerin bulunduğu bölgelerde 1000 m. den
itibaren de rastlanmaktadır. 1800m. den sonra Kayın, Toros Göknar’ı
ile karışık olarak görülebilmektedir.
İKLİM:
İlimizde iklim, dağlık ve ovalık alanlarda farklılık göstermekle
birlikte, tipik Akdeniz iklimi karakteristiğindedir. İklim yazlar
sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer. Sıcak havanın etkisi
ile yayla kültürü çok gelişmiştir. Haziran-Eylül döneminde; Zorkun,
Ürün, Fenk, Almanpınarı ve Maksutoğlu yaylalarına büyük göçler olur.
Merkez, Bahçe, Düziçi, Hasanbeyli, Kadirli ve Sumbas ilçelerinin
bazı köyleri, rakımı yüksek yayla karakteristiği göstermekte olup,
ova kesiminden farklı iklim özelliklerini gösterir. Bu sebeple
tarımsal faaliyetler de uzun zaman periyodunda tamamlanmaktadır.
SU KAYNAKLARI:
Bütünüyle Çukurova
yöresinin özelliklerini taşıyan Osmaniye’de su kaynaklarının önemi
çok fazladır. Yılda üç kez ürün alınan toprakların suya olan
ihtiyacı önemli oranda karşılanmaktadır. Taşıdıkları alüvyonlarla
meydana getirdikleri verimli tarım toprakları bunların
vazgeçilmezliklerini artırmıştır.
Osmaniye ve
çevresi, su kaynakları bakımından zengin bir ildir. Topraklarından
geçen Ceyhan nehri ve bu nehir üzerine inşa edilmiş bulunan Aslantaş
ve Berke barajları, hidroelektrik santralleri, yapılan kanallar
ile, ilin topraklarının büyük kısmının sulanmasında
kullanılmaktadır.
İl sınırları
içerisinden doğan ve ilden geçen bazı akarsular: Ceyhan, Savrun,
Sumbas, Hamus, Kesiksu, Karaçay ve Sabun çayıdır. Bu akarsular
üzerinde Aslantaş, Berke, Mehmetli ve Kalecik önemli barajlardır.
AKARSULAR:
Osmaniye ili
sınırları içerisinde bulunan başlıca akarsuların uzun yıllar
ortalama debileri şu şekildedir:
Ceyhan
Nehri : 176.5 m³/S
Savrun
Çayı : 8.12 "
Kesiksuyu
Deresi : 4.60 "
Sabunsuyu
Çayı : 4.12 "
Horu (Hamis)
Çayı : 3.93 "
Karaçay : 2.82 "
Kalecik Deresi :
2.12 "
Yarpuz
Çayı : 1.78 "
Ceyhan Nehri : Nursak dağlarından
doğar, 510 km.lik bir akıştan sonra Akdeniz’e dökülür. Osmaniye ili
içerisindeki uzunluğu 75 km. dir. Üzerinde Aslantaş Barajı inşa
edilmiştir.
Kalecik Deresi: Kocakuz ve Ardıçlıkaya
tepelerinden doğar, tamamı il sınırları içerisindedir. Uzunluğu 25
km. dir. Üzerinde Kalecik Barajı inşa edilmiştir. Hamis çayına
katılır.
Karaçay Deresi: Hamo ve Hanife mezarı
tepelerinden doğar, 70 km. lik bir akıştan sonra Ceyhan nehrine
katılır. İl sınırları içerisindeki uzunluğu 42 km. dir.
Savrun Çayı : Köpek güney ve Mozgaç
dağı, Akgedik mevkilerinden doğar, toplam uzunluğu 83 km. dir. il
içerisindeki uzunluğu 65 km. dir. Kadirli ilçesinden geçerek Ceyhan
nehrine katılır.
Kesiksuyu Deresi : Ümbelo ve Bozkoyak
tepelerinden doğar, üzerinde Mehmetli Barajı inşa edilmiştir. Toplam
uzunluğu 23 km. dir. Ceyhan nehrine katılır.
Sabunsuyu Çayı : Çakıroğlu mevkiinden
doğar, 43 km. lik bir uzunluğa sahiptir. İl içerisindeki uzunluğu 23
km. dir. Ceyhan nehrine katılır.
Yarpuz Çayı : Topbarnaz tepelerinden
doğar, 30 km. lik bir akıştan sonra Hamis çayına katılır. Tamamı il
sınırları içindedir.
Horu (Hamis) Çayı : İki kol olarak
Yerli tepe ve İnicirlikaya mevkilerinden doğar, 55 km. uzunluğa
sahiptir. Başlangıçtaki ismi Horu çayı olmakla beraber, sonra Hamis
çayı adını alır. Cevdetiye mevkiinde, Ceyhan nehrine katılır.
Kaynak:
Zorkun.Net |