Toplam Ziyaretçi Sayısı: 11719   >>  Sitedeki Online Kişi sayısı: 2

                          

Osmaniye Coğrafi Konum

           Osmaniye, Akdeniz Bölgesinin doğusunda yer alan, aynı bölgenin iklim özelliklerini taşıyan, batıdan kuzeye doğru Orta Toroslar, doğu ve güneydoğu kesiminde Amanos dağları ile yükselen, kuzey yarımkürede  30.00-37.08  kuzey enlemi ile  36.13-36.20  doğu boylamları arasında yer alan Çukurova’ ya has zengin tarım toprakları ve geniş ormanları ile şirin bir ildir. Doğusunda Gaziantep, güneyinde Hatay, batısında Adana, kuzeyinde ise Kahramanmaraş’la çevrilidir. İskenderun körfezine 20 km mesafede olup, etrafını çevreleyen dağlarda irili ufaklı onlarca yayla bulunmaktadır. Dört mevsimin bir gün içerisinde yaşandığı nadir bölgelerdendir.

Osmaniye ili merkez sınırları içindeki dağlara, coğrafyacılar Amanos’lar, halkımız ise Gavur dağları demişlerdir.

 

OSMANİYE OVASI:

Osmaniye Ovası, kuzeyi Kozan, Kadirli, güneyinde Yumurtalık dağları, batısında ise Kırmıtlı beldesi ile sınırları olan Ceyhan ovasının doğusunda 13.500 hektarlık alan kaplamakta olup, 10 km. genişliğinde, 27 km. uzunluğundadır. Denizden yüksekliği yaklaşık 100-150 m. arasındadır. Osmaniye ili, bu ova üzerinde kurulmuştur.

 

HARUNİYE (DÜZİÇİ) OVASI:

Haruniye (Düziçi) ovası, Osmaniye ovasının kuzeyinde, Bahçe ilçesinin batısında yer almakta olan yüksek ve düz bir ovadır. Uzunluğu doğu-batı doğrultusunda 17 km., genişliği güney-kuzey yönünde 13 km. dir. Haruniye ovası 10.500 hektarlık bir alan kapsamaktadır. Denizden yüksekliği 250-400 m. arasında değişmektedir.

 

EŞİK SAHALAR:

Güneyden kuzeye doğru genç dağ silsileleri ile ovalar arasında kalan engebeli görünüm arz eden sahalardır. Yüksekliği 700-800 m. ye çıkmayan arazide eğim %5 - %20 arasındadır. Bu eğim zaman zaman daha da fazlalaşır.

Osmaniye’nin Bahçe ilçesi, bu eşik sahalar üzerine kurulmuş ilçelerden bir tanesidir. Bahçe ilçesi Çukurova’nın kuzeydoğu sınırını oluşturan Toros dağlarının eşik sahasında yer alır. Bu ovanın vadi kısımları alüvyon (Kuvaterner) dolgu ile kaplıdır. Eğimli kısımlarda ise Terra-Rossa toprakları mevcuttur.

Bu sahada Ceyhan Nehri ve diğer akarsular derin vadilerle eşik sahaları parçalar. Yer yer çam ormanları ve fundalık arazi geniş alanlar kaplamasına rağmen çıplak kayalıklara da rastlanır.

Eşik sahalarda en çok karşılaşılan doğal afet türü heyelan (yer kayması) dır. Kireç taşı falezlerinin olduğu bölgelerde ise kaya düşmesi olayları görülmektedir.

 

DAĞLIK ALANLAR:

            Osmaniye, Akdeniz bölgesinin doğusunda yer alan aynı bölgenin iklim özelliklerini taşıyan, batıdan kuzeye doğru Orta Toroslar, doğu ve güneydoğu kesiminde Amanos dağları ile yükselen, kuzey yarımkürede 30.00 – 37.08 kuzey enlemi ile 36.13 – 36.20 boylamları arasında yer almaktadır.

           

Merkez sınırları içerisinde kalan bazı dağ ve tepelerin adı ve yükseklikleri ise aşağıdaki gibidir:

 

Dağın Adı

Yönü ve yüksekliği

 

Turna Dağı

Kuzey

2285 m

Düldül Dağı

Kuzeydoğu

2246 m

Koyunmeleden Dağı

Güneydoğu  

2108 m.

Keldaz

Güneydoğu

1900 m.

Akçadağ

Doğu

1795 m

Kösür

Doğu           

1702 m.

Büyük Kösür

Güneydoğu 

1626 m.

Tozaklık

Doğu           

1616 m.

Hacıdağı

Doğu          

1549 m.

Honazın Gediği

Güneydoğu.

1086 m

Hacbel

Güneydoğu

1426 m.

Boğatepe

Doğu            

  850 m.

 

İlin yüzölçümü 3037 km2 dir. Toprakların yaklaşık %42’si orman ve fundalıklarla, %39’u ekili, dikili alanlarla, %2’si diğer arazilerle kaplı olup %17’si tarıma elverişsiz arazidir.

Osmaniye’nin denizden yüksekliği 121 metredir.

   BİTKİ ÖRTÜSÜ (FLORA):

Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü Osmaniye’de, yine Akdeniz bitkilerinin tamamına yakınını  görmek mümkündür. Topraklarının %42’sini oluşturan orman ve fundalıklarda; flora zenginliği bulunmaktadır. Osmaniye ilinin tabii bitki örtüsü, ova tabanlarında kültür bitkileri, eşik sahalarda makiler, yüksek kısımlarda iğne yapraklı çam ormanları ile kaplıdır.

 

   TOROS DAĞLARI BİTKİ ÖRTÜSÜ:

            Kızılçam (Pinus brutia), Ardıç (Juniperus), Sedir (Cedrus) ve Göknar (Abies) Toroslarda görülen başlıca bitki örtüsüdür. Toros dağlarında Kızılçam’ın yayılmasına en uygun alanlar 800-1200 m. arası yükseklikte bulunmaktadır. 1200 m. de Kızılçam ile Ardıç özellikle Boylu Ardıç (Juniperus excelsa), Kokulu Ardıç (Juniperus feoditisima) ve Andız Ardıcı (Juniperus drupacea) birlikte görülmeye başlar. Kokulu Ardıç kerestesi nedeniyle, Andız Ardıcı da iri meyvelerinden elde edilen pekmezi nedeniyle, bölgede korunan ve sıkça görülen ağaç türleridir. Ardıç türleri kurak, sıcak ve soğuğa dayanıklıdır ve bu ortamlarda yetişebilmektedir. Toroslarda 1200 m. nin üstüne çıktıkça nemli ortamlarda Göknar, kurak ortamlarda ise Sedir görülmeye başlanır. Sedir kerestesi nedeniyle değerli bir ağaçtır. Konut, mobilya ve deniz araçları yapımında kullanılmaktadır. Ortalama 2200 m. de Sedir ve Göknar ağaçları ormanın üst sınırlarını oluşturmaktadır.

 

         AMANOS DAĞLARI BİTKİ ÖRTÜSÜ : 

           Denizden başlayarak çok dik bir şekilde yükselen Amanos  Dağlarında Karadeniz ve Marmara (Özellikle Uludağ) bölgesine benzer bir bitki örtüsü görülür. Amanos Dağlarının topografik yapısı nedeniyle denizden gelen nemli rüzgarlar bu bölgede yağışa neden olmaktadır. Bu yağış ve nemli ortam buzulların erimesinden önce Toroslarda da görülen ancak buzullar eridikten sonra oluşan iklim koşulları nedeniyle günümüzdeki bitki örtüsünü almıştır. Bu koşullar Torosların aksine Amanoslar da eskiden varolan bitki örtüsünün korunmasını sağlamıştır. Bu yüzden Amanos Dağları, özellikle İskenderun Körfezine bakan batı yamaçları relikt orman (orman kalıntısı) toplulukları bakımından oldukça zengindir.

            Güney Torosların başlangıcı olarak kabul edilen Amanos Dağlarının, en yüksek bölümü Mırgır (2262) ve Keldaz tepeleridir (2260). Ana materyali palezoik periodit, serpantin ve gabro kütlelerinden oluşan bu dağlar, jeolojik olarak III. zamanın II. yarısında kıvrılarak yükselmişlerdir.

 

Amanos Dağları ;

 

v     Esas yayılış alanı, Lübnan ve Anti-Lübnan dağları olan birçok bitki türünü içerir. Bu bitkiler en kuzey yayılış alanını oluşturur.

v     Esas yayılış alanı, Doğu Karadeniz ve Orta Avrupa olan yaprağını döken birçok bitki türü ile Kuzey Avrupa’daki Avrupa-Sibirya flora elementlerinin en güney yayılış alanını oluşturur.

 

Osmaniye’den başlayarak, 850 m. yüksekliğe kadar olan mediterranne kuşakta görülen başlıca herdem yeşil sert yapraklı bitki türleri şunlardır: Kızılçam, (Pinus brutia), Keçiboynuzu (Cerotinia siliqua), Mastik (Pistacia lentiscus), Menengiç (Pistacia terebinthus), Zeytin (Oleaceae), Meşe (Quercus), Kermez Meşesi (Quercus coccifera), Erguvan (Cercis siliquastrum), Akçakesme (Phllyrea latifolia var. Media), Adaçayı yapraklı Laden (Cistus salviifolius), Saparna (Smilax aspera), Laden (Cistus), Murt (Mrytus communis), Alıç (Crsteagus), Sandal (Arbutus andrachne), Kuşkonmaz (Asparagus aquitifolium), Azgan (Calicotome villosa), Karaçalı (Palirius spina christi), Katırtırnağı (Spartium junceum) dır.

Kireç taşı anakaya üzerinde önemli bir yer kaplayan bu bitkiler maki topluluğu oluşturmaktadır. Amanos Dağlarında alçak alanlarda bulunan primer ve sekonder çalı ormanları ile çalı toplulukları sözü edilen maki vejetasyonunu oluşturur. Bu alanda optimum yayılma gösteren Kermez Meşesi Doğu Akdeniz varyantı olarak Anadolu Meşesi adıyla anılmaktadır. Doğu blokları arasında kalan derin vadilerde ise Kızılçam ormanları hakimdir. Kızılçam 1200 m. den sonra görülmektedir.

Yaprağını döken bitkilerin görüldüğü 850 m. ve üstü kuşakta yer alan başlıca bitki türleri; Doğu Gürgeni, Anadolu Meşesi, Meşe, Dişbudak ve Tesbih’dir.

Az yağış alan sığ toprakların bulunduğu güney bakılarda, 1100 metreden 1600 metreye kadar Karaçam görülür. Nemli bölgelerde Karaçam, Anadolu Meşesi ile karışık olarak görülür ve bazen 2000 metreye kadar çıkabilir.

1500-1800 m. arası nemli bölgelerde Kayın ağacı görülebilmekte, bazen nemce zengin derin vadilerin bulunduğu bölgelerde 1000 m. den itibaren de rastlanmaktadır. 1800m. den sonra Kayın, Toros Göknar’ı ile karışık olarak görülebilmektedir.

        İKLİM:

İlimizde iklim, dağlık ve ovalık alanlarda farklılık göstermekle birlikte, tipik Akdeniz iklimi karakteristiğindedir. İklim yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer. Sıcak havanın etkisi ile yayla kültürü çok gelişmiştir. Haziran-Eylül döneminde; Zorkun, Ürün, Fenk, Almanpınarı ve Maksutoğlu yaylalarına büyük göçler olur.

Merkez, Bahçe, Düziçi, Hasanbeyli, Kadirli ve Sumbas ilçelerinin bazı köyleri, rakımı yüksek yayla karakteristiği göstermekte olup, ova kesiminden farklı iklim özelliklerini gösterir. Bu sebeple tarımsal faaliyetler de uzun zaman periyodunda tamamlanmaktadır.

      SU  KAYNAKLARI:

Bütünüyle Çukurova yöresinin özelliklerini taşıyan Osmaniye’de su kaynaklarının önemi çok fazladır. Yılda üç kez ürün alınan toprakların suya olan ihtiyacı önemli oranda karşılanmaktadır. Taşıdıkları alüvyonlarla meydana getirdikleri verimli tarım toprakları bunların vazgeçilmezliklerini artırmıştır.

Osmaniye ve çevresi, su kaynakları bakımından zengin bir ildir. Topraklarından geçen Ceyhan nehri ve bu nehir üzerine inşa edilmiş bulunan Aslantaş ve Berke barajları, hidroelektrik santralleri, yapılan kanallar ile,  ilin topraklarının büyük kısmının sulanmasında kullanılmaktadır.

İl sınırları içerisinden doğan ve ilden geçen bazı akarsular: Ceyhan, Savrun, Sumbas, Hamus, Kesiksu, Karaçay ve Sabun çayıdır. Bu akarsular üzerinde Aslantaş, Berke, Mehmetli ve Kalecik önemli barajlardır.  

      AKARSULAR:

Osmaniye ili sınırları içerisinde bulunan başlıca akarsuların uzun yıllar ortalama debileri şu şekildedir:

Ceyhan Nehri              : 176.5 m³/S

Savrun Çayı                 : 8.12      "

Kesiksuyu Deresi         : 4.60      "

Sabunsuyu Çayı           : 4.12      "

Horu (Hamis) Çayı       : 3.93      "

Karaçay                      : 2.82      "

Kalecik Deresi : 2.12      "

Yarpuz Çayı                : 1.78      "

Ceyhan Nehri : Nursak dağlarından doğar, 510 km.lik bir akıştan sonra Akdeniz’e dökülür. Osmaniye ili içerisindeki uzunluğu 75 km. dir. Üzerinde Aslantaş Barajı inşa edilmiştir. 

 

Kalecik Deresi: Kocakuz ve Ardıçlıkaya tepelerinden doğar, tamamı il sınırları içerisindedir. Uzunluğu 25 km. dir. Üzerinde Kalecik Barajı inşa edilmiştir. Hamis çayına katılır.

 

Karaçay Deresi: Hamo ve Hanife mezarı tepelerinden doğar, 70 km. lik bir akıştan sonra Ceyhan nehrine katılır. İl sınırları içerisindeki uzunluğu 42 km. dir.

 

Savrun Çayı  : Köpek güney ve Mozgaç dağı, Akgedik mevkilerinden doğar, toplam uzunluğu 83 km. dir. il içerisindeki uzunluğu 65 km. dir.  Kadirli ilçesinden geçerek Ceyhan nehrine katılır.

 

Kesiksuyu Deresi : Ümbelo ve Bozkoyak tepelerinden doğar, üzerinde Mehmetli Barajı inşa edilmiştir. Toplam uzunluğu 23 km. dir. Ceyhan nehrine katılır.

 

Sabunsuyu Çayı : Çakıroğlu mevkiinden doğar, 43 km. lik bir uzunluğa sahiptir. İl içerisindeki uzunluğu 23 km. dir. Ceyhan nehrine katılır.

 

Yarpuz Çayı : Topbarnaz tepelerinden doğar, 30 km. lik bir akıştan sonra Hamis çayına katılır. Tamamı il sınırları içindedir.

 

Horu (Hamis) Çayı : İki kol olarak Yerli tepe ve İnicirlikaya mevkilerinden doğar, 55 km. uzunluğa sahiptir. Başlangıçtaki ismi Horu çayı olmakla beraber, sonra Hamis çayı adını alır. Cevdetiye mevkiinde, Ceyhan nehrine katılır.

Kaynak: Zorkun.Net